Skip to main content

Etiket: sosyal medya stratejisi

Sosyal Medya Denetimi Nasıl Yapılır?

Sosyal medya denetimi (audit), şirketinizin sosyal medyada “ne durumda olduğunu” net biçimde görmenin en hızlı yoludur. Bir bakıma hesaplarınızın check-up’ıdır: Nerede iyisiniz, nerede güç kaybediyorsunuz, hangi içerikler işe yarıyor, hangi platformlar zaman yiyor ama sonuç üretmiyor? Audit yapılmadan yapılan strateji ve içerik planı, çoğu zaman varsayımlarla ilerler ve bu da hem bütçe hem zaman kaybına dönüşür.

Sosyal medya audit çalışmasının amacı, yalnızca eksikleri bulmak değildir. Asıl amaç, işe yarayanları büyütmek ve işe yaramayanları ya düzeltmek ya da bırakmaktır. Çünkü sosyal medyada başarı, “daha çok şey yapmak” değil, “doğru şeyleri daha iyi yapmak” ile gelir. Audit bu doğruları görünür kılar.

Denetime başlamadan önce kapsamı belirleyin. Hangi hesapları inceleyeceksiniz: Instagram, LinkedIn, Facebook, TikTok, YouTube, X? Ayrıca audit sadece organik tarafı mı kapsayacak, reklam hesaplarına da bakılacak mı? Kapsamı netleştirmek, audit’i 2 saatlik pratik bir çalışmaya dönüştürür; aksi halde audit “sonsuz liste”ye dönüşebilir.

Audit’in ilk adımı hesap kimliği ve erişim kontrolüdür. İşletme hesabı mı kullanıyorsunuz, roller doğru mu dağıtılmış, iki faktörlü doğrulama açık mı, eski çalışanların erişimi hâlâ duruyor mu? Bu maddeler sıkıcı görünür ama sosyal medya güvenliği en pahalı hataların kaynağıdır. Hesap çalınması, reklam hesabı kısıtları ve yetkisiz paylaşımlar genellikle bu basit kontrollerin atlanmasından çıkar.

İkinci adım profil optimizasyonudur. Profil fotoğrafı net mi, marka ile uyumlu mu, kullanıcı küçük ekranda tanıyabiliyor mu? Bio/Hakkımızda kısmı “ne yapıyoruz”u ilk 2 satırda anlatıyor mu? Link alanı doğru mu, UTM ile takip ediliyor mu, iletişim butonları ve adres bilgileri güncel mi? Profil, çoğu zaman web sitenize gitmeden önceki son duraktır; burada kayıp yaşamamak gerekir.

Üçüncü adım marka tutarlılığı kontrolüdür. Son 30 paylaşımınıza bakın: Görsel dil tek bir markaya mı ait, yoksa her post ayrı bir dünyadan mı? Tonlama tutarlı mı, hitap dili aynı mı, CTA’lar benzer standartta mı? Tutarlılık, takipçinin zihninde “bu marka güvenilir” hissini sessizce inşa eder. Dağınık görünüm ise tam tersi etki yaratır.

Dördüncü adım içerik performansı analizidir. Son 60-90 gün içeriklerinizi formatlara göre ayırın: Reels, carousel, tek görsel, hikaye, LinkedIn metin, LinkedIn doküman, video gibi. Her format için en iyi 5 içeriği ve en zayıf 5 içeriği not edin. Bu karşılaştırma, hangi içerik türlerinin sizin kitlenizde çalıştığını gösterir ve bir sonraki ayın planını daha isabetli yapmanızı sağlar.

Beşinci adım metriklerin doğru okunmasıdır. Sadece beğeni sayısına bakmak, buzdağının ucuna bakmaktır. Instagram için kaydetme, paylaşma, profil ziyareti ve web tıklaması; LinkedIn için tıklama oranı, yorum kalitesi ve takipçi demografisi; YouTube için izlenme süresi ve retention gibi metrikler daha anlamlı sinyal üretir. Audit’te amaç, “hangi metrik bizim hedefimizle daha ilgili?” sorusunun cevabını netleştirmektir.

Altıncı adım hedef kitle uyumu kontrolüdür. Takipçi kitleniz gerçekten hedeflediğiniz kitle mi? B2B bir firmaysanız takipçilerin önemli kısmı öğrenciler ve sektör dışı kitleyse, etkileşim yüksek olsa bile ticari etki düşük kalabilir. Demografi, lokasyon, ilgi alanı ve özellikle LinkedIn’de sektör-unvan dağılımları audit’in kritik parçalarıdır. Yanlış kitleye konuşmak, en iyi içeriği bile boşa çıkarabilir.

Yedinci adım yayın ritmi ve sürdürülebilirlik analizidir. Son 8 haftaya bakın: Düzenli misiniz, yoksa bir hafta yoğun bir hafta sessiz mi? Düzenli yayın, algoritmadan önce insan alışkanlığı için önemlidir. Takipçi, sizi “rutin” olarak görmeye başladığında akılda kalıcılık artar. Audit bu ritmi sayısallaştırır ve gerçekçi bir yayın planı kurmayı kolaylaştırır.

Sekizinci adım topluluk yönetimi (community management) kontrolüdür. Yorumlara ne kadar sürede yanıt veriliyor, DM’ler kaç saatte cevaplanıyor, olumsuz yorumlara yaklaşım standardı var mı? Audit sırasında en sık tekrar eden soru ve itirazları listelemek de çok değerlidir. Çünkü bu liste, sonraki ayın içerik konularını hazır eder: “insanlar zaten bunu soruyor” demek, içerik üretiminde altın madeni bulmak gibidir.

Dokuzuncu adım reklam ve ölçümleme altyapısı kontrolüdür (reklam yapıyorsanız). Meta Business Manager erişimleri doğru mu, Pixel ve CAPI çalışıyor mu, dönüşümler doğru sayılıyor mu, UTM’ler düzenli mi? Reklam performansı kötü görünüyorsa sorun bazen kreatifte değil, ölçümlemededir. Audit, “asıl problem nerede?” sorusunu aydınlatır ve gereksiz bütçe kaybını azaltır.

Onuncu adım rakip ve benchmark incelemesidir. Rakipleriniz hangi içerik formatlarını kullanıyor, hangi temalarla daha çok etkileşim alıyor, yorumlarda kitle ne soruyor? Buradaki amaç kopyalamak değil, pazarın dilini ve kitlenin hassasiyetlerini anlamaktır. Ayrıca rakiplerin zayıf olduğu boşlukları görmek, sizin içerik stratejinizde avantaj yaratır.

Audit’in son adımı, bulguları aksiyon listesine çevirmektir. En iyi audit bile “sonuç” üretmezse dosyada kalır. Bu yüzden denetimin sonunda üç liste çıkarın: Hemen düzeltilecekler (profil, link, şablon, güvenlik), güçlendirilecekler (en iyi içerik formatları, en iyi temalar), bırakılacaklar (zaman yiyen ama sonuç vermeyen işler). Bu üç liste, bir sonraki 30 günün net planı olur.

Şimdi söz verdiğim gibi, uygulaması kolay bir “ücretsiz kontrol listesi” paylaşayım. Aşağıdaki maddeleri tek tek işaretleyerek 60-90 dakikada sağlam bir audit çıkarabilirsiniz. İsterseniz bunu Google Sheets’e de çevirebilirsiniz.

Ücretsiz kontrol listesi: Hesap ve güvenlik başlığı altında işletme hesabı aktif mi, tüm hesapların sahipliği şirkette mi, rol ve erişimler güncel mi, 2FA açık mı, kurtarma e-postası ve telefon doğru mu, reklam hesabı yetkileri doğru mu maddelerini kontrol edin. Bu bölüm, “hesap güvenliği”nin temel taşıdır.

Ücretsiz kontrol listesi: Profil optimizasyonu başlığında profil fotoğrafı net mi, kullanıcı adı ve görünen ad aramalara uygun mu, bio/hakkımızda ilk iki satırda net mi, CTA var mı, link çalışıyor mu ve UTM ekli mi, iletişim bilgileri güncel mi, sabitlenen gönderiler/öne çıkanlar doğru kurgulanmış mı maddelerine bakın. Profil, dönüşümün kapısıdır; burada aksaklık olmamalı.

Ücretsiz kontrol listesi: Marka ve içerik standardı başlığında son 30 paylaşım tutarlı mı, tasarım şablonları var mı, ton ve hitap dili aynı mı, CTA standardı var mı, görsel kalite yeterli mi, video altyazıları kullanılıyor mu, içerik kategorileri dengeli mi maddelerini işaretleyin. Bu bölüm, “kurumsal görünürlük” kalitesini ölçer.

Ücretsiz kontrol listesi: Performans analizi başlığında son 90 günün en iyi 10 içeriği çıkarıldı mı, en kötü 10 içerik çıkarıldı mı, formatlara göre performans ayrıştırıldı mı, kaydetme/paylaşma/tıklama gibi metrikler izleniyor mu, içerikler hedeflerle eşleşiyor mu maddelerini kontrol edin. Burada amaç, “hangi içerik işe yarıyor?” sorusuna veriyle yanıt vermektir.

Ücretsiz kontrol listesi: Topluluk yönetimi başlığında yorumlara yanıt süresi ölçülüyor mu, DM yanıt süresi ölçülüyor mu, sık sorulan sorular listesi var mı, olumsuz yorum senaryoları için cevap rehberi var mı, marka temsil dili belirli mi maddelerini kontrol edin. Sosyal medya, sadece yayın değil iletişim kanalıdır.

Ücretsiz kontrol listesi: Reklam ve ölçümleme başlığında Pixel/CAPI çalışıyor mu, dönüşümler doğru tanımlı mı, UTM standardı var mı, kampanya hedefleri doğru seçiliyor mu, kreatif test planı var mı, raporlamada aksiyon listesi çıkıyor mu maddelerini kontrol edin. Reklam yapıyorsanız bu bölüm, bütçenin verimli çalışması için kritiktir.

Audit’i düzenli yapmanın en iyi ritmi ayda bir “mini audit” ve üç ayda bir “detaylı audit”tir. Mini audit ile profil, performans trendi ve topluluk yönetimi hızla kontrol edilir. Detaylı audit ise stratejiyi günceller, içerik sütunlarını revize eder ve gerekiyorsa platform önceliklerini değiştirir. Böylece sosyal medya yönetimi, sezgisel değil sistemli ilerler.

Sosyal medya denetimi; güvenlikten profile, içerik standardından performans verilerine, topluluk yönetiminden ölçümleme altyapısına kadar hesaplarınızın tamamını kontrol eden bir süreçtir. Bu denetimi yaptığınızda, “ne yapalım?” sorusunun cevabı kendiliğinden netleşir: önce düzeltilecekler, sonra güçlendirilecekler, sonra büyütülecekler.

Sosyal Medya Stratejisi Nasıl Hazırlanır?

Sosyal medya stratejisi hazırlamak, “ne paylaşacağız?” sorusunu “neden paylaşıyoruz, kime söylüyoruz, nasıl ölçeceğiz?” sorularıyla aynı masaya oturtmaktır. Strateji yoksa içerik üretimi, gün gün yapılan iyi niyetli bir koşuşturma olur; varış noktası belirsizdir. Strateji olduğunda ise sosyal medya; marka hedeflerine hizmet eden planlı bir kanala dönüşür.

Bu yazıda sosyal medya stratejisini hazırlamak için pratik bir 7 adımlı yol haritası paylaşacağım. Bu adımlar, ister sosyal medya hesap yönetimini şirket içinde yürütün ister ajansla çalışın, “ne yaptığımızı biliyoruz” güvenini verir. Üstelik strateji, yalnızca başlangıç belgesi değildir; düzenli güncellenen bir yön haritasıdır.

İlk adım hedefi netleştirmektir. Sosyal medyada hedef; marka bilinirliği, etkileşim ve topluluk büyütme, web sitesi trafiği, lead toplama, satışa destek, müşteri hizmetleri veya işe alım olabilir. Hedefi “hepsi” yaparsanız strateji bir anda kalabalıklaşır ve hiçbir şey tam çalışmaz. Bu yüzden ilk 90 gün için bir ana hedef ve en fazla iki destek hedef seçmek genellikle en sağlıklı başlangıçtır.

İkinci adım hedef kitleyi tanımlamaktır. Hedef kitle “18-45 herkes” değil, belirli ihtiyaçları olan belirli bir gruptur. B2B’de karar vericiler, etkileyiciler ve kullanıcılar farklı olabilir; B2C’de ise satın alma motivasyonları ve itirazlar belirleyicidir. Bu adımda basit bir persona çalışması yapın: Kim, hangi problemi yaşıyor, ne arıyor, neye güveniyor, neye şüpheyle yaklaşıyor?

Üçüncü adım mevcut durumu ve rakipleri analiz etmektir. Son 60-90 gün verilerinize bakın: hangi içerikler daha çok kaydedilmiş, hangileri tıklama almış, hangi gün ve formatlar daha verimli olmuş? Rakiplerde ise “kim daha çok paylaşmış” değil, “hangi mesajla hangi formatı kullanmış ve nasıl bir etkileşim almış” kısmına odaklanın. Bu analiz, stratejinin ayağının yere basmasını sağlar.

Dördüncü adım platform seçimi ve rol dağılımıdır. Her platform, aynı amaç için kullanılmaz. LinkedIn; uzmanlık ve güven üretmekte güçlüdür, Instagram; marka algısı ve içerik çeşitliliğinde etkilidir, TikTok; hızlı fark edilme ve yeni kitleye ulaşmada öne çıkar, YouTube; arama niyetine yakın içeriklerle uzun vadeli değer üretir. Burada kritik karar şudur: Hangi platform ana sahnemiz, hangisi destek kanalımız?

Beşinci adım marka mesajını ve içerik sütunlarını belirlemektir. Marka mesajı, hedef kitlenin zihninde bırakmak istediğiniz kısa ve net anlamdır. İçerik sütunları ise bu mesajı farklı açılardan taşıyan içerik kategorileridir. Örneğin bir hizmet şirketi için içerik sütunları; “uzmanlık ve ipuçları”, “vaka çalışmaları”, “sık sorulan sorular”, “ekip ve kültür”, “teklif ve kampanya” şeklinde kurgulanabilir. Bu sütunlar sayesinde içerik üretimi hem çeşitlenir hem de tutarlı kalır.

Altıncı adım içerik planı, üretim sistemi ve yayın ritmidir. Strateji, takvimle buluşmadıkça uygulama zayıflar. Bu adımda haftalık içerik ritmini belirleyin: kaç Reels, kaç carousel, kaç hikaye, LinkedIn’de kaç paylaşım, varsa YouTube’da kaç video? Ardından üretim sistemini kurun: brief, tasarım, metin, onay, yayın, arşiv süreçleri kimde olacak? Net süreç, sürdürülebilirlik demektir.

Yedinci adım ölçümleme ve iyileştirme döngüsüdür. Strateji, metriklerle yaşar. Bu yüzden hangi hedef için hangi KPI’ları takip edeceğinizi belirleyin: bilinirlik için erişim ve video izlenme, etkileşim için kaydetme ve paylaşma oranı, trafik için tıklama ve oturum, lead için form dönüşümü ve maliyet gibi. Her ay rapor hazırlayıp “ne öğrendik, neyi değiştireceğiz” sorusuna net yanıt verin. Sosyal medyada büyüme, çoğu zaman küçük ama sürekli optimizasyonların toplamıdır.

Bu 7 adımı bir araya getirdiğinizde sosyal medya stratejiniz, sadece bir PDF değil, ekibin günlük kararlarını kolaylaştıran bir rehber haline gelir. Hangi içerik fikrini seçeceğiniz, hangi formatı kullanacağınız, hangi platforma öncelik vereceğiniz artık sezgiyle değil stratejiyle belirlenir. Bu da hem zamanı hem bütçeyi daha verimli kullanmanızı sağlar.

Stratejiyi hazırladıktan sonra en önemli şey, onu “taşa yazılmış” gibi görmemektir. Sosyal medya dinamik bir alan olduğu için, stratejinin en sağlıklı hali ölçümleme ile güncellenen halidir. Pazar değişir, kullanıcı alışkanlığı değişir, platformların algoritmaları değişir; iyi strateji, bu değişimi panikle değil sistemle yönetir.

Sosyal medya stratejisi; hedef, kitle, analiz, platform, mesaj, plan ve ölçümleme adımlarının birbirine bağlandığı bir yol haritasıdır. Bu yol haritası kurulduğunda sosyal medya; dağınık içerik üretimi olmaktan çıkar, şirketin büyüme planının gerçek bir parçası haline gelir.

Şirketiniz için Sosyal Medya Hedefleri Nasıl Belirlenir?

Şirketiniz için sosyal medya hedefleri belirlemek, “paylaşım yapalım, büyüyelim” cümlesini iş planına çevirmektir. Hedefi olmayan sosyal medya yönetimi, rüzgarda yön arayan bir yelkenli gibidir: hareket vardır ama varış noktası belirsizdir. İyi hedef ise hem ekibin neye odaklanacağını netleştirir hem de bütçe ve zamanın boşa akmasını engeller.

İlk adım, sosyal medyanın şirketinizde hangi role hizmet edeceğini seçmektir. Sosyal medya; marka bilinirliği üreten bir vitrin olabilir, talep toplayan bir müşteri kazanım kanalı olabilir, mevcut müşteriyi elde tutan bir iletişim hattı olabilir ya da işe alım için bir “kurumsal itibar” aracı olabilir. Aynı anda hepsini yapmak mümkündür ama başlangıçta birincil rolü seçmek, hedefleri gerçekçi kurmanın anahtarıdır.

Hedef belirlemeye başlamadan önce bir “mevcut durum fotoğrafı” çekmek gerekir. Son 90 günde erişim, etkileşim, profil ziyaretleri, web site tıklamaları, mesaj sayısı, takipçi artışı, video izlenmeleri gibi temel metrikleri çıkarın. Ardından hangi içeriklerin işe yaradığını, hangi formatların zayıf kaldığını ve hangi platformun daha çok sonuç verdiğini not edin. Bu fotoğraf, hedefinizin zeminidir; zemin yoksa hedefler havada asılı kalır.

Hedefleri belirlerken en çok kullanılan ve en işe yarayan çerçevelerden biri SMART’tır. SMART; hedefin belirli, ölçülebilir, ulaşılabilir, ilgili ve zaman sınırlı olmasını ister. Bu çerçeve “daha çok büyüyelim” gibi sisli cümleleri, ekip tarafından takip edilebilir bir plana dönüştürür. Sosyal medyada SMART uygulandığında, hedefler hem raporlanabilir olur hem de optimizasyon için net veri üretir.

SMART’ın ilk harfi olan “Specific” yani belirli olma, hedefin tam olarak neyi istediğini açıklar. “Instagram’da büyümek” hedef değildir; “Instagram’da aylık profil ziyaretini artırmak” daha belirgindir. Daha da iyisi, hangi kitleye hangi mesajla büyüyeceğinizi eklemektir. Belirlilik arttıkça ekip kararları hızlanır: hangi içerik, hangi format, hangi yayın ritmi gibi sorular daha kolay yanıt bulur.

İkinci harf “Measurable” yani ölçülebilir olma, hedefin bir metriğe bağlanmasıdır. Sosyal medya hedeflerinde ölçülebilir metrikler; erişim, etkileşim oranı, kaydetme, paylaşma, video izlenme süresi, web site tıklaması, lead sayısı, mesaj sayısı, randevu talebi gibi göstergeler olabilir. Ölçü yoksa, “iyi gidiyor mu” sorusu duyguya kalır. Oysa ölçü olduğunda, iyi gitmeyen şeyi düzeltmek de kolaylaşır.

Üçüncü harf “Achievable” yani ulaşılabilir olma, hedefin gerçekçi bir kaynak planıyla uyumlu olmasını ister. Örneğin haftada 2 içerik üretebilen bir ekipten üç ayda viral büyüme beklemek, hedef değil hayaldir. Ulaşılabilir hedef; içerik üretim kapasitesi, kreatif kaynak, reklam bütçesi, onay süreci ve sektör dinamikleriyle dengeli kurulmalıdır. Aksi halde hedef tutmayınca ekip motivasyonu düşer ve sosyal medya “yine olmadı” döngüsüne girer.

Dördüncü harf “Relevant” yani ilgili olma, sosyal medya hedefinin şirket hedefleriyle bağını kurar. Sosyal medyada erişimi artırmak tek başına anlamlı değildir; bu erişim doğru kitleye gidiyor mu, marka algısını güçlendiriyor mu, satışa giden yolu kısaltıyor mu soruları önemlidir. Sosyal medya hedefi, ya doğrudan gelir hedefini ya da gelire giden ara hedefleri desteklemelidir. Aksi halde sosyal medya, şirketin ana gündeminden kopuk bir “uğraş” gibi görünür.

Beşinci harf “Time-bound” yani zaman sınırlı olma, hedefe bir takvim koymaktır. “Takipçi artıralım” yerine “90 günde takipçiyi şu seviyeye getirelim” demek gibi. Zaman sınırı, test ve iyileştirme ritmini belirler: haftalık kontrol, aylık rapor, çeyreklik değerlendirme gibi. Zamanı olmayan hedef, sonsuz bir yapılacaklar listesine dönüşür ve öncelik kaybolur.

Şimdi SMART’ı somut örneklere çevirelim. Marka bilinirliği hedefi örneği şöyle olabilir: “Önümüzdeki 90 günde Instagram’da aylık erişimi 120.000’den 180.000’e çıkaracağız; bunun için haftada 3 Reels, 2 carousel ve günlük 5 hikaye paylaşacağız.” Bu hedef belirli, ölçülebilir ve zaman sınırlıdır. Ulaşılabilir olup olmadığı ise içerik kapasitenize bağlıdır; ilgili olup olmadığı da şirketinizin büyüme stratejisine göre değerlendirilir.

Talep toplama hedefi için bir örnek şu şekilde kurulabilir: “90 gün içinde sosyal medya kaynaklı web site iletişim formu doldurmasını ayda 20’den 60’a çıkaracağız; bunun için 2 lead magnet içerik serisi, remarketing kampanyası ve UTM takip düzeni kurulacak.” Burada hedef sadece sosyal medyayı değil, ölçümleme altyapısını da kapsadığı için daha sağlamdır. Ayrıca şirket hedefiyle bağlantısı nettir: daha fazla talep, daha fazla satış görüşmesi demektir.

B2B şirketler için LinkedIn odaklı bir SMART hedef örneği de şöyle olabilir: “8 hafta içinde LinkedIn şirket sayfası gönderilerinde ortalama etkileşim oranını %2’den %4’e çıkaracağız; haftada 3 uzmanlık paylaşımı, 1 vaka çalışması ve 1 ekip kültürü paylaşımı yapacağız.” Bu hedef, “takipçi artırma” yerine etkileşim oranına odaklandığı için daha nitelikli bir büyümeyi tetikler. Ayrıca içerik kategorileri belirlenmiştir, bu da uygulamayı kolaylaştırır.

Müşteri hizmeti ve itibar yönetimi hedefleri de SMART ile belirlenebilir. Örneğin: “30 gün içinde Instagram DM’lerine ortalama yanıt süresini 6 saatten 2 saate indireceğiz; bunun için hazır cevap kütüphanesi oluşturup günlük 2 kontrol saati tanımlayacağız.” Bu hedef satış gibi görünmeyebilir ama müşteri memnuniyetini ve marka algısını doğrudan etkiler. Özellikle hizmet sektörlerinde bu tür hedefler, dönüşüm oranlarına bile yansır.

SMART hedeflerin çalışması için hedefleri bir “huni” mantığıyla eşleştirmek de faydalıdır. Üst hunide erişim ve görünürlük; orta hunide etkileşim, web site tıklaması ve içerik tüketimi; alt hunide lead, teklif talebi, randevu, satış gibi metrikler yer alır. Şirketinizin satış döngüsü uzunsa orta huni hedefleri kritik hale gelir. Satış döngüsü kısaysa alt huni hedefleri daha erken sonuç verir.

Hedef belirledikten sonra sıra hedefi besleyecek “taktik seti”ni yazmaya gelir. Hangi içerik formatları kullanılacak, yayın ritmi ne olacak, reklam var mı yok mu, varsa bütçe aralığı ne olacak, kreatif test planı nasıl işleyecek, rapor hangi sıklıkla hazırlanacak? Hedef tek cümlelik bir niyet beyanı olmamalıdır; uygulama planı olan bir çalışma maddesi olmalıdır.

Hedefleri yanlış kuran şirketlerin sık düştüğü tuzaklardan biri, sadece takipçiyi hedeflemektir. Takipçi artışı önemlidir ama tek başına iş sonucu değildir. Bazen takipçi artar ama satış artmaz; çünkü doğru kitle gelmemiştir. Bu yüzden takipçiyi hedef olarak yazacaksanız, mutlaka “nitelik” göstergeleriyle birlikte yazın: web tıklaması, DM hacmi, lead sayısı, kaydetme oranı gibi.

Bir diğer tuzak, aynı anda çok fazla hedef koymaktır. Sosyal medya hedefleri “az ama güçlü” olunca çalışır. İlk 90 gün için 1 ana hedef ve en fazla 2 destek hedef belirlemek daha sağlıklıdır. Örneğin ana hedef lead üretmekse, destek hedefler web tıklaması ve video izlenmesi olabilir. Her hedef için ayrı içerik dili gerektiğini unutmayın; hedef sayısı arttıkça üretim karmaşıklaşır.

Hedefleri aylık olarak kontrol etmek ve gerektiğinde revize etmek de kurumsal disiplinin parçasıdır. İlk ay test ve veri toplama ayıdır; ikinci ay öğrenilenleri güçlendirme ayıdır; üçüncü ay ise ölçekleme ve optimize etme ayıdır. Eğer ilk ay verileri hedefin gerçekçi olmadığını gösteriyorsa hedefi körü körüne kovalamak yerine, hedefi ya da taktikleri düzenlemek gerekir. Sosyal medya hedefi, duvara asılan poster değil; yaşayan bir yönetim aracıdır.

Şirketiniz için sosyal medya hedefleri belirlemek; sosyal medyayı “paylaşım yapılan bir yer” olmaktan çıkarıp “yönetilen bir kanal” haline getirmektir. SMART çerçevesiyle hedefinizi netleştirir, ölçülebilir hale getirir, kaynaklarınızla uyumlandırır, şirket hedefleriyle bağlar ve takvime oturtursanız sosyal medya performansı kısa sürede daha düzenli ve öngörülebilir bir çizgiye gelir.